Aylık arşivler: Mart 2015

Kentsel Dönüşüm Acele Kamulaştırma

Riskli binanın yıkımından sonra, uygulamaya başlamak amacıyla mal sahiplerine tebligat yapılarak, üçte iki çoğunluk sağlanarak anlaşması istenir. Anlaşma sağlanamadığı durumlarda, gerçek yada özel tüzel kişilerin mülkiyetindeki taşınmazlar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ yada idare tarafından acele kamulaştırma yoluna da gidilebilir.

Yapılacak olan bu kamulaştırmalar, iskan projelerinin gerçekleştirilmesi amaçlı kamulaştırma sayılır ve ilk taksit ödemesi belirlenen tutarın beşte bir oranında yapılır. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ yada idare; kamulaştırma işlemlerinin daha hızlı yürütülmesi için vesaret ilamı çıkarmaya, kayım tayin etmeye yada tapuda kayıtlı bulunan son malik adına işlem yapmaya yetkilidir.

Tapuda kayıtlı olan taşınmaz malikinin ölmüş olması halinde Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ yada idare kamulaştırma için vesaret ilamı çıkartmaya yetkili olduğu gibi tapu sicilinde idari müracaat yada dava yolu ile kayıt düzeltme yoluna da gidilebilir.

Kamulaştırma konusunda Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, TOKİ yada idare ile ilgililer arasında kamulaştırma konusunda uzlaşma sağlanması halinde uzlaşma tutanağı düzenlenerek ilgili tapu müdürlüğüne gönderilir ve kamulaştırmanın tapu kütüğüne işlenmesi sağlanır. Ayrıca bu uzlaşma tutanağının taşınmazın tescil yada terkinine ilişkin muvafakati de içermesi şarttır.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/kentsel-donusum-acele-kamulastirma-nedir

İstanbul Kentsel Dönüşüm Hizmetleri

Binanızın ekonomik ömrünü tamamladığını veya riskli olduğunu düşünüyorsanız, kentsel dönüşüm kanunlarına göre Bakanlıktan lisanslı kuruluşlara, risk bina tespit başvurusu yaparak, kentsel dönüşüm hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. GN İNŞAAT olarak, riskli olarak görülen binayı analiz eder, tespitlerini ve laboratuvar çalışmalarını yaparak risk raporunu hazır hale getiririz. Hazırlanan rapor sayesinde, deprem risk raporuna sahip olabilirsiniz. Bu rapor sonucunda ömrünü tamamlamış olan binanızı hiçbir yere kaydırmadan bulunduğu yerde yenileyerek daha güvenli bir yaşam alanına sahip olabilirsiniz. Bakanlık lisansı olmayan kuruluşların hazırladıkları deprem risk raporları, kentsel dönüşüm kanunu kapsamında hiçbir geçerliliği bulunmamaktadır. Tavsiyemiz kentsel dönüşüm hizmetlerini lisanslandırılmış kuruluşlardan almanız yönündedir.

Kentsel Dönüşümde hukuki süreçlerin iyi yönetilmesi ve kontrol edilmesi de bir diğer önemli noktadır. GN İNŞAAT, bünyesinde hukuk departmanı bulunduran ve süreçleri çok iyi bilen bir uzman ekibe sahiptir. Bina risk tespitinin yapılması ile başlayan ve yapı tamamlandıktan sonra kat mülkleri tapularının alınması ile sonlanan bütün süreçte, kat mailklerinin haklarının korunması ve süreçlerin doğru yönetilmesi hususunda kat maliklerine ÜCRETSİZ hukuki danışmanlık hizmetleri vermektedir.

Kentsel dönüşüm hizmetlerinde, doğru planlama ve yıkımdan sonra yapılacak olan yapının düzgün bir şekilde oluşturulması da çok önemlidir. GN İNŞAAT bünyesinde, Mimarı Proje ve 3D Proje Modelleme bölümü oluşturulmuştur. Bu kentsel dönüşüm hizmeti sayesinde, mimarı yapının doğru bir şekilde hesaplanıp düzenlenmesi, en uygun malzemelerin seçilmesi, kat maliklerinin de beğenileri göz önüne alınarak düzgün bir çalışma ortaya çıkması sağlanmıştır. GN İNŞAAT , Türk Deprem Yönetmeliğine uygun inşaatlar yaparak, deprem açısından güvenli yapılar oluşturmaktadır. Bu şekilde yapılan kentsel dönüşüm hizmetleri sayesinde, daha yenilikçi, estetik ve sürdürülebilir mekanlar oluşturulmaktadır.

GN İNŞAAT; site, apartman vb. tüm binalarınızı kentsel dönüşüm kanunu kapsamında süreçleri en doğru şekilde yöneterek sizlere daha yaşanabilir yapılar ve alanlar sunmayı hedefler.

KAYNAK: https://www.gninsaat.com.tr/istanbul-kentsel-donusum-hizmetleri

Kredilerinin Müteahhit Firmalara Sunduğu Avantajlar

  • İlave öz kaynak gerekmemesi
  • Satış yapma zorunluluğu olmaması
  •  Yüksek iş potansiyeli (6,5 milyon yenilenecek bina)
  • Banka’nın müteahhit firmaya garantörlük limiti tahsis etmesinin firma ve hak sahipleri arasında güven oluşturacak olması
  • İnşa edilecek yeni konutların inşaat aşamasında, firma tarafından 3. kişilere de satışının yapılabilecek olması
  • Parsel birleştirmede emsal artışı
  • Düzenli nakit akışı sağlanması ile güvenli gelir imkanı • Kentsel Dönüşüm kapsamında inşa edilen taşınmazların satışında KDV avantajı
  • Belediye, tapu ve noter dahil her türlü vergi ve harçlardan muaf olma,

YAPI NEDİR

İnsanların, hayvanları ve bitkilerin ihtiyaçlarını karşılamak için çeşitli yapı malzemeleri ile inşaa edilen tesislere yapı denir. Yapılar içerisindekileri olumsuz doğa koşullarından koruyan, tasarım ile birlikte bir çok yapı malzemesinin bir araya gelerek oluşturduğu bir bütündür.

Yapılarda belirli bir standart olmalıdır, bu standartlar insanların yaşadıkları ortamda konfor ve huzurlu yaşayabilmesi için asgari şartların sağlanmasıdır. Yapılar emniyetli, ekonomik, estetik ve fonksiyonel olmalıdır.

YAPI SINIFLARI

Yapılar birçok özelliklerine göre değişik şekillerde sınıflandırılabilir.

İNŞAA MAKSATINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Konaklama yapıları (otel vb.)

Sağlık Yapıları (hastane vb.)

Dini yapılar (Cami vb.)

Ticaret yapıları (iş merkesi vb.)

Sosyal yapılar (tiyato, sinema vb.)

Ulaştırma yapıları (yol, köprü vb.)

Su yapıları (baraj vb.)

Spor yapıları (stadyum vb.)

Eğitim yapıları (okul vb.)

Anıtlar

Konutlar (ev, apartman vb.)

Endüstri yapıları (fabrika vb.)

TAŞIYICI ELEMANLARINA GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapının kaba inşaatına oluşturan ve yük taşıyan elemanların, yapılış ve üzerine gelen yükleri taşıyış şekillerine göre sınıflandırılmasıdır.

Yığma (masif) Yapılar : Binalardaki döşeme ve çatı gibi yatay taşıyıcı sistem yükleri, iç ve dış duvarlar tarafından taşınarak temele nakledilecek şekilde yapılan yapılardır. Bu tür yapılarda yükün tamamını duvar taşıdığı için, yapının bazı bölgelerindeki duvarların değiştirilmesi veya iptal edilmesi tehlikeli ve zordur. Ahşap yığma ve kagir yığma olarak ikiye ayrılırlar.

Karkas İskeletli Yapılar : Bu yapılarda yükü taşıma ve aktarma işlemi şu sıraya göre oluşturulmalıdır. Döşeme ve çatı kendi ağırlıklarını ve üzerlerine gelen yükleri yatay taşıyıcı elemanlar olan kirişlere iletirler. Daha sonra bu kirişler bu yükleri, üzerine oturdukları düşey taşıyıcı elemanlara  yani kolonlara iletirler. Kolonlarda bu yükleri temele iletirler. Yapıdaki bu sistem sayesinde kolonlar arasında boşluklar oluşur. Bu boşlukları kapatmak ve yapıyı bölmelere ayırmak için tuğla veya gaz beton bloklarından duvar örülür. Yapının bir kısmı karkas, bir kısmı da  ahşap yapılabillir. Bu tür yapılara karma yapı, veya yarı karkas, yarı yığma yapı denir.

Ahşap İskeletli Yapılar : Ahşap iskeletli yapılar; yatay ve düşey  taşıyıcı elemanları ağaçtan yapılan bir yapı türüdür. Tarihi evler vb.

Betonarme İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı sistemi betonarme yapı elemanlarından oluşan yapı türüdür. Ülkemizde en çok kullanılan yağı türüdür.

Çelik İskeletli Yapılar : Yatay ve düşey taşıyıcı elemanları çelikten yapılan yapılardır. Bu elemanlar çeşitli cins ve ebatlardaki, profil ve levhalardan; kaynak, cıvata ve perçin gibi birleştirme yöntemlerinden yararlanılarak oluşturulurlar.

Prefabrike Yapılar : Binanın taşıyıcı sistemini oluşturan yapı elemanları, inşaa mahalinde birleştirilebilecek şekilde önceden hazırlanan yapı türüdür. Hafif ve ağır prefabrike olmak üzere ikiye ayrılırlar.

SÜREKLİLİĞİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapı kullanım amacına hizmet edecek şekilde planlanırken, kullanım süresine göre geçici ve kalıcı olmak üzere iki kısma ayrılır.

Geçici Yapılar : Kısa ve geçici bir süre kullanılmak ve ihtiyaçlara cevap vermek üzere, başkasının ya da bizzat sahibinin toprağı üzerine yapılan şantiye binası, kulübe, vb. hafif yapılardır.

Kalıcı Yapılar : Süresiz kullanılmak veya uzun bir süre kullanılması ve belirli ihtiyaçlara cevap vermesi için yapılan yapılardır. Tapu siciline kayıtlıdırlar.

BULUNDUKLARI YERE GÖRE YAPI SINIFLARI

Yapılar tamamen büyük bir kısmı yer yüzeyinin altında veya üzerinde inşaa ediliş durumuna göre ikiye ayrılırlar

Alt Yapılar : Yol, su, kanalizasyon, köprü vb. ile zemin seviyesinin altında kalan yapılara denir.

Üst Yapılar : Zemin seviyesinin üstünde yapılan tüm yapılardır.

MÜLKİYETİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Resmi Yapılar : Devletin kamu ve kuruluşlarına yapmış veya yaptırmış olduğu yapılardır.

Vakıf Yapıları : Toplum hizmetlerinin devamlı olarak yürütülebilmesi için şahıs veya kurumlar tarafından yardım ve bağış olarak bırakılan mülk veya kapitalleri işletilen resmi nitelik taşıyan kuruluşlara vakıf denir. Vakıflar tarafından inşaa edilen  veya mülkiyetleri vakıflara devredilen yapılara vakıf yapıları denir.

Özel Yapılar : Şahıs veya işletmeler tarafından inşaa ettirilen veya çeşitli amaçlarla kullanılan yapılardır.

İNŞAA EVRELERİNE GÖRE YAPI SINIFLARI

Kaba Yapı : Temel, duvar, kolon, kiriş, döşeme vb. işleri kapsayan iş grubuna kaba yapı denir.

İnce Yapı : Bir yapıda kaba yapıdan sonra gelen ve sıva, boya, badana, yalıtım, temiz ve pis su tesisatı vb. işleri kapsayan ve kaba yapıyı örten uygulamalara ince yapı denir.

KAYNAK: GN İNŞAAT

Postdam Meydanı  Kentsel Dönüşüm Projesi

Avrupa’nın ünlü meydanlarından olan ve Almanya’nın başkenti Berlin’de bulunan Postdam meydanı, savaş döneminde yerle bir olmuş ve savaş sonunda da doğu ve batı Almanya’nın sınırında kalarak ikiye bölünmüştür. Postdam meydanı, İkinci Dünya savaşı öncesi önemi hatırlanarak  ve meydanın kaybettiği değerini geri kazanabilmesi için kentsel dönüşüm çalışmalarına konu oluşturmuştur.

Postdam Meydanı Projesi, Berlin senatosunun da etkisiyle, savaş öncesi meydan dokusuna uygun, çok disiplinli, büyük  ölçekli bir kentsel dönüşüm uygulamasıdır. (Demirsoy M. S.,2006). Duvarın  yıkılmasıyla birlikte Berlin’in tam ortasında kalan uçsuz bucaksız, dümdüz ve ürkütücü Postdam meydanı, dönüşüm projesinde özel sektöründe yer alması amacıyla, Daimler Benz, Sony gibi büyük şirketlere satılmıştır. Postdam meydanı için kentsel tasarım yarışması açılmış ve çok amaçlı kullanıma sahip, gece­gündüz yaşayan, alışveriş birimleri, kültürel yapılar, küçük işyerleri, konut alanları ve büro alanlarından oluşacak bir metropol merkezi yaratılması beklenmiştir.

Projede örgütlenme modeli olarak  özel sektör yönetimli liderlik modeli seçilmiştir. Proje modeli çerçevesinde özel sektöre devredilen kentsel arsalar, açılan kentsel tasarım yarışmasının konseptine uygun olarak canlandırılmış, bu arada kamu; yönlendirme ve denetleme işlevi ile, meslek odaları ve sivil toplum örgütleri ise halkın temsilcisi olarak projede aktif rol üstlenmiştir (Demirsoy M.S., 2006). Kamusal alan olan proje alanı, özel sektör yönetimli liderlik şeklindeki örgütlenme modeli ile, özel sektöre devredilmiştir. Proje alanında yer seçen dünyaca ünlü  şirketler projenin  finansmanını oluşturmuştur.

Postdam Meydanı kentsel dönüşüm projesi bütününde 3500 kişilik sinema salonu, mağaza, restoran, kafe, tiyatro ve otel gibi ekonomik aktiviteyi sağlayıcı işlevler bulunmaktadır. Bununla birlikte üst ve orta sınıfa hitap edecek konut alanları vb çok fonksiyonlu kentsel alan yaratımı da sağlanmaktadır.

Yenileme Uygulamasının Koruma Faaliyetlerine Uygunluğu

Sit alanı uygulaması, korunması gereken taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bir arada bulunması nedeniyle ortaya çıkan ortak değer ve dokunun korunması gerekliliğinden doğmaktadır. Taşınmaz kültür varlıklarının ya da tabiat varlıklarının tek tek korunmasına kıyasla, oluşan dokunun ve bütünlüğün korunması gereken durumlarda, sit alanı ilan edilmek suretiyle kültür ve tabiat varlıklarının korunması uygulamasına gidilecektir. Bu noktada, yenileme alanı ilan edilmesinin hukuki dayanağını oluşturan 5366 sayılı Kanunun amaç unsurunun sit alanı ilan edilmesinin temel gerekçelerinden olan “ortak dokunun korunması” gerekliliğine açık aykırılık taşıdığı ortadadır. Sit alanı; milli kimliği ve coğrafyayı oluşturan tarihi ve tabii geçmişin şahidi olan taşınmaz değerlerin korunmasına hizmet eden bir uygulamadır ve tarihi ve doğal dokuları olduğu gibi koruma amacına odaklanmıştır. Eski adıyla Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Yüksek Kurulu tarafından uygulamayı şekillendiren ilke kararlarında sit alanı tarif edilmiştir. Kentsel sit alanı; “mimari, mahalli, tarihsel, estetik ve sanat özelliği bulunan ve bir arada bulunmaları sebebiyle teker teker taşıdıkları kıymetten daha fazla kıymeti olan kültürel ve tabii çevre elemanlarının (yapılar, bahçeler, bitki örtüleri, yerleşim dokuları, duvarlar) birlikte bulundukları alanlardır”. Bu tanımlama karşısında yenileme alanı uygulamasının koruma gereklerine uygunluğu tartışmalı hale gelmektedir. Bir alanda bulunan taşınmaz kültür ve tabiat varlıklarının bütüncül olarak korunması için sit alanı ilan edilmek suretiyle korumayı sağlama uygulaması, yenileme faaliyetleriyle birlikte tehlikeye girebilecektir. Sit alanı ilan edilmiş bulunan bir koruma alanının bütünlüğünü bozacak şekilde, kısmi tercihlerle yenileme alanı uygulaması yapılabilme olasılığı bulunmaktadır. Sit alanı ilan edilen öznel nitelik taşıyan bir bölgede, yenileme alanındaki yeniden yapım uygulamasıyla tarihi veya doğal varlıkların bir kısmının önemli ölçüde koruma gereklerinden istisna tutulması, idarenin kültür ve tabiat varlıklarını koruma görevinde başarılı olma imkanını ortadan kaldıracaktır.

Riskli Yapı Nedir

Riskli yapı; yıkılma ve ağır hasar görme riski taşıdığı incelendikten sonra teknik verilere dayanılarak tespit edilen ve ekonomik ömrünü tamamlamış olan yapılardır. Özellikle, bu riskli yapılar deprem bölgelerinde bulunuyorsa, bu yapılar içinde hayatını sürdüren insanlar içinde büyük risk vardır. Kentsel dönüşüm projeleri, bu riskli yapıların daha yaşanılabilir hale getirilmesi için hayata geçirilmiştir. Riskli yapı tespiti Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından lisanslandırılmış kuruluşlar tarafından yapılabilir.

6306 sayılı kanuna göre riskli yapı;

  • Ekonomik tamamlamış olan yapılar.
  • Yıkılma riski taşıdığı bilimsel ve teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapılar.
  • Ağır hasar görme riski taşıdığı teknik verilere dayanılarak tespit edilen yapılar.

Binanızın riskli olabileceği aşağıdaki maddelere dayanılarak söylenebilir;

  • 2000 yılından önce yapılmış bir bina
  • Binanızın yapımında hazır beton kullanılmamış
  • Binanızın kolonlarından karot ile beton örneği alınmış ve beton dayanımı C10 ve daha az
  • Binanın bodrum katında rutubet; kolon, kiriş demirlerinde paslanma mevcutsa
  • Binanın bodrum katında su izolasyonu yok
  • Binanın herhangi bir katındaki kolon, kirişlerde çatlaklıklar var
  • Binanın herhangi bir katında yapılan tadilatı sırasında taşıyıcı kolon, kiriş kesilmiş
  • Binanızın zemininde oturma ve buna bağlı temelde farklı oturma, bina kolon kirişlerinde çatlaklar varsa binanız risk teşkil etmektedir.

Kaynak: https://www.gninsaat.com.tr/riskli-yapi-nedir