Kentsel Dönüşüm Eşitlik İlkesi

6306 sayılı Yasanın 5. maddesinde yer alan; “Riskli yapıların yıktırılmasında ve bunların bulunduğu alanlar ile riskli alanlar ve rezerv yapı alanlarındaki uygulamalarda, öncelikli olarak malikler ile anlaşma yoluna gidilmesi esastır. Anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya malik olmasalar bile kiracı veya sınırlı ayni hak sahibi olarak bu yapılarda ikamet edenlere veya bu yapılarda işyeri bulunanlara geçici konut veya işyeri tahsisi ya da kira yardımı yapılabilir.” şeklindeki düzenlemenin Anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

Bu aykırılığa gerekçe olarak; maliklerle anlaşma yoluna gidilmesinin esas olduğu belirtiliyorsa da, anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine, kiracılarına ve sınırlı ayni hak sahiplerine geçici konut ve işyeri tahsisi veya kira yardımı yapılabileceği düzenlenirken, anlaşmayıp zorla tahliye edilenlere bir yardım yapılmayarak cezalandırılmalarının söz konusu olacağı gösterilmektedir.

Ayrıca madde de “anlaşma ile tahliye edilen yapıların maliklerine veya kiracılarına geçici konut veya işyeri tahsisi veya kira yardımı yapılabilir” bi- çimindeki düzenlemenin aynı zamanda, “yapılabilir” gibi belirsizlik içeren muğlak bir ifade içermesi nedeniyle barınma hakkının yitirilmesine neden olabilecek bir içeriğe sahip olduğu vurgulanmaktadır. Yasada “yapılabilir” gibi belirsizlik içeren muğlak bir ifadenin kullanılmış olması Anayasanın 2. maddesindeki hukuk devleti ilkesinin gereği olan hukuk kurallarının öngörülebilirliliği ve belirliliği ilkeleri ile bağdaşmamaktadır. Hukuk devletinde yargı denetiminin sağlanabilmesi için idarenin görev ve yetkilerinin sınırının yasalarda açıkça gösterilmesi bir zorunluluktur. Aksi durum idarenin keyfiliğine yol açabilir. Anayasa Mahkemesi kararlarında belirtildiği üzere, yasada belirtilmesi gereken söz konusu hususlara yasada yer verilmemesi, yasaların açık, anlaşılabilir ve sınırlan belirli kurallar içermesi gereğine ve hukuk güvenliğinin gerçeklemesi için ön koşul kabul edildiği hukuk devleti anlayışına aykırı düşmektedir. Yasada ilke ve esasları belirtilmeyen bir yetkinin tümüyle idareye bırakılması kuvvetler ayrılığı ilkesine aykırı olarak yasama yetkisinin devri niteliğinde olacağı gibi, idarenin kanuniliği ilkesi ile de çelişmektedir.

İptali istenen bu fıkrada hiçbir bilimsel-maddi ölçüt konulmadan, “yapılabilir” hükmü getirilerek eşilik ilkesine aykırı uygulama yapı- labilmesine ve bireye idarnin hak tanımasının yasal düzenlemeler dı- şında idarenin insiyatifine bırakılarak, aynı durumdaki kişilere farklı muamele uygulama yetkisinin verilmesi Anayasanın eşitlik ilkesinin ihlal edilmesine açıkça olanak tanınmaktadır.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s