Aylık arşivler: Kasım 2015

İnşaat Hukuku

İnşaat süreçlerinin teknik ve hukuki anlamda tarafların mağduriyet yaşamamaları için inşaat hukuku kuralları belirlenmiştir. İnşaat yapımında birçok hukuki uyuşmazlık ve anlaşmazlık çıkmaktadır. Bu gibi durumlarda iki taraf içinde sözleşme ve hukukta açıklar bulunabilir ve bazı zamanlarda haklı olanlar haksız duruma da düşebilir. Bunların çözümü bu hukuk kuralları ile sağlanmaktadır. İnşaat hukuku, Türk Borçlar Kanunu’nun eser sözleşmesine ilişkin hükümlerinde ve ticaret kanununda düzenlenmiştir. Bu sayede, inşaat yapımı ile eser sözleşmesine ilişkin olarak tarafların hak, yükümlülükleri ortaya koyulabilmekte ve sözleşmeye aykırılık teşkil eden durumlar tespit edilebilmektedir.

İnşaat hukuku için sözleşme çok önemli bir konudur. Buna rağmen en kapsamlı sözleşmeler bile aşılmaktadır. Çünkü, inşaat hukukunda en önemli şey insan ve dürüstlüktür. İyi niyetli ve dürüst davranılmadığı sürece, ihlal edilemeyecek çok az şey vardır ve sözleşmede onlardan biridir. Taraflar arasındaki haklar dengesi sözleşmeyle kurulmaktadır. Yüklenicinin yükümlülüğü fazla tutulmaktadır. Bunun sebebi, o işin uzmanıdır ve eseri yapıp teslim etmek için gerekli bilgi, deneyim ve mali kaynaklara sahip olduğu kabul edilir. Bu tarz projeler yaptıracaksanız bu gibi konuları iyi bilen uzmanlara danışmakta yarar vardır. İki tarafında mağduriyeti engellemek için başta dürüstlük ilkesi, daha sonra inşaat hukukuna uygun kusursuz bir sözleşme gerekmektedir. Mağdur olduğunuzu düşündüğünüz durumlarda, yine uzmanlara danışarak, taraf yükümlülük tespiti, zarar tespiti ve talebi, ipotek işlemleri vb. durumlara çözüm bulunabilmektedir.

İş Güvenliği Malzemeleri

İş yerlerinde işin yapımı ve ilerlemesiyle ilgili olarak oluşan tehlikelerden korumak, daha iyi bir çalışma ortamı sağlamak için yapılan çalışmalardır. Genel anlamda amacı, çalışanları iş kazalarından ve meslek hastalıklarından korumaktır. En çok iş kazaları; inşaat, madencilik, metal iş kollarında meydana gelmektedir. İş güvenliği malzemeleri, çalışılan ortama göre risk, tehlike seviyesini minimuma indirmek için tasarlanan ve kullanılan bütün malzemelerin geneline verilen addır. Genelde çalışılan ortama uygun birçok teçhizat mevcuttur ama en önemli ve yapılaması gereken şey bilinçli olmaktır. İş güvenliği malzemelerinin, yetkililer tarafından çalışanlara sağlanması ve çalışanların iş güvenliği araç-gereçlerini ve koruyucu teçhizatı doğru ve düzenli kullanması en önemli ve malzemeyi değerli yapan şeydir. İş güvenliği malzemeleri de kendi içinde çeşitlere ayrılırlar. Çalışılan ortamın şartlarına göre kalitede, sağlamlıkta değişmeler olabilir.

İş Güvenliği Malzemeleri Nelerdir

  • Derby Çizme
  • Gezer Bot
  • Gezer Çizme
  • İşçi Ayakkabısı
  • İşçi Botu
  • İkaz Yeleği
  • Yağmurluk
  • Sıvı ve kimyasallara karşı vücut koruyucu elbise
  • Emniyet Şeridi
  • Emniyet Alan Perdesi
  • Emniyet Kemeri
  • Eldiven
  • Baret
  • İkaz Levhası
  • Çapak gözlüğü
  • Toz Gözlüğü
  • Toz Maskesi
  • Kulaklık
  • Gaz algılama ve alarm sistemleri

Harç Nedir

Kum, çimento veya kireç gibi bir bağlayıcı ile suyun birlikte karıştırılarak plastik kıvama getirilmesiyle elde edilen malzemeye geleneksel harç nedir. Harçlarda, genellikle şu özelliklerin bulunması istenir;

Harçların Özellikleri

  • Yeterli mukavemet
  • Su ve rutubet geçirmemesi
  • Boşluksuz olması
  • İyi yapışması
  • Dış etkilere karşı dayanımının yüksek olmalıdır
  • Bu özelliklerden birinin eksik olması harçtan beklenilen özellikleri olumsuz etkiler. Harç yapılırken bazı özelliklere dikkat edilmelidir. Bunlar sırasıyla:

Bağlayıcı malzemenin cinsi: Harcın kullanılacağı yere göre bağlayıcı seçilmelidir.

Bağlayıcı malzemenin miktarı: Bağlayıcı malzeme az olursa harç dayanıksız olur. Fazla ilave edilirse ekonomik olmaz, işlenebilme zorlaşır ve yüzeyde çatlamalar meydana gelir.

Kum cinsi ve menşei: Kumlar temiz, boşluksuz ve dayanıklı olmalıdır.

Yoğurma suyu özelliği: Harç karışımında kullanılacak su, içilebilecek nitelikte olmalı ve gereğinde fazla su kullanılmamalıdır.

Harçların korunması: Yüzeye uygulanmış harçların sıcaktan, rüzgardan, yağmurdan ve şiddetli dondan korunması gerekir.

İç Duvar Kaplamaları

Binaların iç kısımları genellikle dış etkilere maruz değildir. Bundan dolayı yapılan kaplama yüzeye ısı yalıtımı, ses yalıtımı ve dekoratif görünüm sağlamaktadır. İç duvar kaplama, genellikle kağıt, kagir ve ahşap olarak gruplandırılır.

İç Duvar Kağıtları

Genellikle sıva ve ahşap yüzeylere özel yapıştırıcı ile uygulanılan duvar kağıtları, son zamanlarda önemli ölçüde ilgi görmüşlerdir. Asıl amacı dekoratif görünüş kazandırmak olan duvar kağıtlarında, dolaylı olarak yalıtım da sağlanmaktadır. Kağıdın ana malzemesi, selüloz ve renk, parlaklık, dayanıklılık verici katkı malzemeleridir. Duvar kağıtlarından beklenilen özellik; iyi düzeyde yapışabilme, renk sabitliği ve deterjan kolayca temizlenebilme özelliğidir.

İç Duvar Kağir Kaplamalar

Kağir olan iç mekan kaplamalar, mozaik, sıva ve seramiktir. Sıvalar, bildiğimiz gibi yapılardaki yerlerine, yapılış ve malzemelerine göre sınıflandırılır. Harçlar konusunda anlatılan malzemelerle üretilen harçlarla yapılan sıvalar, üretilen harcın ismiyle adlandırılır. İç mekanlarda en çok kullanılan kaplama, sıvadır.

Sıva kaplamalarda görünebilecek kusurlar; kabarma, çatlama, ufalanma, çiçeklenme, lekelenme, düzgün olmama, patlama, yüzey ıslaklığı, paslanma ve yumuşama veya tebeşirlenmedir. Bu kusur veya özürlerin her biri, ayrı nedenlere bağlıdır. Büyük bir kısmı, sıva kaplamalarını meydana getiren malzemelerden meydana gelmektedir. Banada ve boyalar da kaplama olarak nitelenebilir. Fakat bunları boyalar konusunda incelenecektir.

İç Duvar Ahşap Kaplama

Resmi, ticari ve konut gibi binalarda iç mekanların kaplanmasında ahşaplar, masif veya kaplama olarak kullanılır. Genel olarak ahşap duvar kaplamasının amacı duvarın monotonluğunu gidermek güzel görünüm sağlamak ve kullanılan eşyaların duvara sürtme ve çarpmasından dolayı oluşan bozulmaları önlemektir. Masif kaplamalara lambri adı verilmektedir. Kaplama olarak ahşap kaplama malzemesi kaplanır. Bu kaplamalar fabrikalardan satın alınır daha sonra bu levhalar istenilen boyutlarda kesilerek lambri kaplaması olarak kullanılır.

Lambri yapılacak kerestelerde şu özelliklerin olması istenir:

  • İnce dokulu ve sert olmalı,
  • Çatlak, kurt yeniği ve çürük olmamalı,
  • 1m2 sinde üçten fazla budak olmamalı,
  • Budak, çapı 3cm. den küçük olmalı,
  • Kereste elyaf yönünden biçilmiş olmamalı,
  • İşlenmesi kolay olmalı.

İç Duvar İpek Sıva

Sentetik olmayan doğal elyaflar akrilik reçine, kimyasallar ve su ile karıştırılarak iç mekanlarda kullanılan bir sıvadır. Bu sıva ile iç mekan duvarlarına estetik özellik kazandırır. Elyaf bazlı olması nedeniyle ses ve ısı yalıtımına olumlu katkı sağlar. Tek seferde sınırsız renk elde edilebilir kullanılan yüksek kalite reçine ile uzun ömürlüdür. Elyaf yapısı nedeniyle duvar çatlaklarını örter. İnce sıva üzerine yapıldığı gibi düz olan bütün yüzeylere de yapılabilir. Sıva yapılacak yüzey kuru olmalı, yağ, toz, kir ve kimyasal artıklar olmamalıdır. Kireç boya artıkları duvar kağıdı gibi yabancı maddelerden tamimiyle arındırıldıktan sonra mutlaka sentetik astar tatbik edilmelidir. Islak ve kireç badanalı yerlere uygulanmadan kaçınılmalıdır.

Betonun Özelliklerine Etki Eden Faktörler

Beton özelliklerine etki eden faktörlerin başında betonu meydana getiren bileşim elemanları ve oranları, karıştırma, taşıma, yerleştirme ve olgunlaştırma gelmektedir. Bu etki eden faktörler üzerinde detaylı olarak durulacaktır.

Çimentonun Etkisi

Yapının özelliğine göre çimento cinsleri kullanılmalıdır. Çimentonun mineralojik yapısı, betonun bileşiminde çok önemli bir yer tutar. Portland çimentosunun bileşimde C3S, C2S, C3A ve C4AF’nin yüzde oranları yüksek ve etkilidir. Çimento içindeki C2S betona ilk dayanımını kazandırır. Hidratasyon ısısını yükseltir. C2S, ilk dayanıma etkisi az olmakla birlikte son dayanıma çok etki eder ve hidratasyonu yavaştır.

Beton içindeki çimento hamuru, agrega taneleri arasında kalan boşlukları yeterinse dolduracak miktarda olmalıdır. Beton üretiminde çimento miktarının en az olması, her zaman gerçekleştirilmesi istenilen bir husustur.

Agreganın Etkisi

Betonun mekanik özelliklerine en çok etki eden çimento agrega aderansıdır. Aderansın çok mükemmel oluşu, betonun dayanımını iyi yönde etkilemekle beraber plastik davranışlarını da kısıtlar. Betonun ortalama olarak %70’ini meydana getiren malzeme agregadır. Aderansın iyi olabilmesi için agreganın bazı özelliklere sahip olması gerekir. Bunlar; Tanelerin en büyük boyutunun, en küçük boyutuna oranı 3’den büyük olmamalıdır. Agrega taneleri dayanıklı olmalıdır. Betonun priz yapmasını geciktirici, sertleşmesini  ve bileşimini engelleyici, boşluk yapan ve beton donatısını korozyona uğratan zararlı madde içermemelidir. Agrega granülometrisi öyle ayarlanmalıdır ki çimento kumun boşluklarını, kumda çakılın boşluklarını dolduracak şekilde olmalıdır.

Suyun Etkisi

Çimento hamurunun bağlayıcılık özeliği, büyük ölçüde çimentonun kalsiyum silikat bileşikleri ile su arasında kimyasal reaksiyonlar sonucunda oraya çıkan kalsiyum-silikat-hidrat jellerinin oluşumuna dayanmaktadır. Kullanılan suyun içerisinde fazla miktarda bulunabilecek yabancı maddeler, hidratasyon ürünlerinin oluşumu olumlu veya olumsuz yönde etkilediği gibi priz süresini de etkiler. Su, çimento hamurunun bağlayıcılık özelliğini, betonun dayanımını etkileyen en önemli faktörlerin başında gelmektedir. Çimento hamuru, irili ufaklı agrega tanelerinin yüzeyini kaplar ve taneler arasındaki bağı sağlar.

Karışım ve olgunlaştırma suyunun pH değeri, 7’den küçükse asit büyükse bazik olduğu bilinmektedir. Suyun pH değeri, betonun priz süresi üzerinde etkilidir.

Su-Çimento Oranı

Su-Çimento oranı basınç dayanımını ve dış iklim faktörlerine karşı dayanıklılığında önemli rol oynar. Su ve çimentodan meydana gelen çimento hamurunda, suyun çimentoya oranı ne kadar küçük olursa çimento hamuru o kadar koyu kıvamlı olur. Koyu kıvamlı hamurla elde edilen betonun, basınç ve dış faktörlere dayanımı ve hacim sabitliği oldukça iyi sonuç verir. Beton karışım hesabında su çimento oranı, çeşitli iklim şartlarına beton dökülecek alana ve basınç dayanıma göre seçilir. Seçilen Su-çimento oranı beton özelliğine göre değişiklik gösterir. Betonun döküleceği ve servis vereceği ortam şartları, önemli dış iklim etmeni altında ise su-çimento oranı küçültülür. Betonun donma –çözülmeye karşı dayanıklılığını arttırmada, düşük su-çimento oranı yanında hava sürükleyici kimyasal katkı maddesi kullanılmalıdır. Ayrıca hava sürükleyici kimyasal katkı maddesi, betonun işlenebilirliğini arttırdığından su-çimento oranını azaltmak mümkündür. Betonda su-çimento oranı, mukavemetle ters orantılı olarak değişir. Karışımda kullanılan su çimento oranı küçüldükçe betonun mukavemeti artar kılcal boşlukların miktarı azalır.

 

Riskli Yapılarda Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesi

Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri, müteahhitin projeyi zamanında yapması teslim etmesi, arsa sahibinin proje tamamlandıktan sonra gerekli tapuları teslim etmesine dayanan iki tarafında birbirine borçlu olduğu sözleşmedir. Kat karşılığı inşaat sözleşmelerinin şekil şartı noter tarafından düzenlenmek zorunda olmasıdır. Resmi şekil şartına tabi olması ve gayrimenkul devri huşuları içermesi nedeniyle kat karşılığı inşaat sözleşmeleri tek taraflı olarak fesh edilemezler sözleşmeyi tek taraflı fesh etmek isteyen tarafın mahkemeye başvurarak feshin mahkeme kanalı ile yapılmasını sağlaması zorunludur.

6306 sayılı Yasa ise uygulama açısından önümüze çok ciddi bir kat karşılığı inşaat sözleşmeleri sorunu doğurmuştur. Yasanın uygulamasının çok yeni olması ve mahkemeler ve Yargıtay nezdinde henüz bir içtihadın oluşmamış olması nedeniyle bu konuda sorunlar yaşanabilmektedir. Hak sahibi riskli yapı tespitinin öncesinde veya sonrasında bir firma ile kat karşılığı inşaat sözleşmesi imzaladığı halde uygulama esas kat malikleri toplantısında başka bir firmanın arsa paylarının 2/3 çoğunluğu ile imzalanan ve toplantıda kabul edilen kat karşılığı inşaat sözleşmesinin kabulü halinde bu kat maliki ve hak sahibinin hukuki durumunun ne olacağıdır. Kat karşılığı inşaat sözleşmeleri karma akitler olup anlaşma ile tarafların sona erdirmeleri haricinde tek taraflı fesh edilememekte, mahkemeye başvurarak haklı gerekçe var ise dava yoluyla sona erdirilebilmektedir.